Dört kişinin öldüğü olayın ardında çok sayıda soru işareti var… Osmangazi Üniversitesi’nde dört kişiyi katleden Volkan Bayar ve eski eşi Aylin Bayar’ın özgeçmişleri şaibelerle dolu. Çift, Denver Üniversitesi’nden atılmış, yurtdışı eğitimleri için aldıkları burs, MEB’de kayıtlı değil. Bayarların diplomasız nasıl üniversiteye kabul edildiği de anlaşılamadı. Çift, 7 Temmuz 2011’de Türkiye’ye dönmesine rağmen MEB’den yurtdışı burslarını almaya devam etti. Birçok akademisyeni sudan nedenlerle okuldan atan üniversite yönetimi ve YÖK, katil zanlısı Volkan Bayar hakkındaki birçok şikâyeti dikkate almadı.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde katledilen 4 akademisyen dün “Rektör istifa”, “Asıl FETÖ’cüler burada”, “Vicdanlarınızda boğulacaksınız” sloganları ile üniversitelerinden uğurlandı. Saldırıda öldürülen Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Mikail Yalçın, Fakülte Sekreteri Fatih Özmutlu, Dr. Öğr. Üyesi Serdar Çağlak ve Arş. Gör. Yasir Armağan’ın cenazelerinin otopsi işlemleri dün sabah saatlerinde tamamlandı. Daha sonra saat 11’de cenazeler polisin geniş güvenlik önlemleri eşliğinde üniversite rektörlüğünün önüne getirildi. Uğurlama töreninde katledilenlerin yakınları ve akademisyenler gözyaşlarına boğuldu, sinir krizleri geçirdi.

‘Kardeşim öldürtüldü’

Cenazelerin alınması sırasında Mikail Yalçın’ın babası Ömer Yalçın ve ağabeyi Habil Yalçın, üniversite yönetimine tepki gösterdi. Habil Yalçın, “Kardeşim öldürülmedi, öldürtüldü. Vicdanınızda boğulacaksınız” diye bağırdı. Rektör Hasan Gönen, törene gelmesi ile birlikte, “Rektör istifa. Asıl FETÖ’cüler burada” sloganları ile karşılaştı. 4 akademisyenin cenazeleri Türk Bayrağına sarılı olarak Rektörlük binasına getirildi.

Vatandaşlık göreviymiş!

Bayar’ın şikâyeti ile ihraç edilen akademisyen Yalçın Bay da törende, “Ölene kadar bekleyin sonra da dua edin. Bugüne kadar bize ne oluyor diye sormayan vali ancak bugün geliyor. Sorumlu rektördür, YÖK’tür. Bu böyle giderse Eskişehir yanar, Türkiye yanar. Eşi Aylin Bay serbest bırakılmasın. Çünkü beni ve eşimi hesabını soracağım diye tehdit etti. Can güvenliğimiz tehlike altında. Kendisi FETÖ’cü olmasına rağmen milliyetçi, Atatürkçü akademisyenleri ‘FETÖ’cü’ diye şikâyet ediyor. Türkiye genelinde 102 akademisyeni şikâyet etmiş. İftira attığı için savcılığa başvurmuştum. Savcılık, onun ‘vatandaşlık görevini yaptığını’ söyledi. Şimdi Volkan Bayar vatandaşlık görevi mi yapıyor? Kimin adına bunu yapıyor? Gerçek FETÖ’cüler korundu” tepkisini gösterdi.

‘DDK’ye de aktardık’

Törene, Vali Özdemir Çakacak, AKP Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan, eski Milli Eğitim Bakanı olan AKP Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı, CHP Eskişehir milletvekilleri Cemal Okan Yüksel ve Utku Çakırözer, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de katıldı. Bir akademisyen üniversitedeki tüm olayların Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’na da şikâyet ettiklerini Nabi Avcı’ya aktardı.

Tahsili de karanlık Zanlı Volkan Bayar hakkında çeşitli tarihlerde rektörlük ve YÖK’e ulaştırılan şikâyet dilekçelerinde zanlı ve eski eşinin geçmişine ilişkin ilginç bilgiler ortaya çıktı. İşleme konu olmayan şikâyet dilekçelerine Cumhuriyet ulaştı. Bayar ve eşinin MEB bursu ile ABD’ye yüksek lisans eğitimine gidişlerine ilişkin iddialara göre Volkan Bayar 2004, eşi Aylin Bayar ise 2006 yılında Gazi Üniversitesi’nde mezun oldu. Dilekçelerde, Gazi Üniversitesi’nde okudukları bölümün Ana Bilim Dalı Başkanı olan Prof. Dr. Hayati Akyol’ın, “Volkan Bayar benim dersimden 3 defa kaldı. Üçüncü seferde bütünlemede zor geçti. Volkan Bayar’ın MEB yurtdışı bursunu kazanması şaibeli. ALES puanı incelenmeli” dediği aktarıldı

‘Diploma sunamadılar’

Bayar’lar ABD’de yüksek lisansı tamamlayıp doktora eğitimine 2007’de başladı. Doktora tez aşamasında, Volkan Bayar eşi Aylin Bayar’a üniversite koridorlarında şiddet uyguladı. Volkan Bayar’ın yine aynı dönemde MEB bursu ile aynı okulda yüksek lisans yapan başka bir arkadaşını da darp ettiği, MEB’in mağduru bir başka ülkeye gönderdiği, fakat Bayar hakkında işlem yapılmadığı beyan edildi. Dilekçeye göre ikisi de bu nedenle Nisan 2011’de doktora eğitiminden atıldı. Ancak dilekçelere göre Volkan Bayar, okuldan atılma kararından hemen önce öğrenci işlerine giderek ABD’ye giderken aldığı MEB bursunun devam edebilmesi için doktora eğitiminin 3 ay sonra biteceğine ilişkin belge aldı. Bu belgeyle Türkiye’yi dönmeyi başaran Volkan Bayar, Milli Eğitim Bakanlığı’na 7 Nisan 2011’de ABD’den aldığı belgeyi sunarak 7 Temmuz 2011’de MEB’te göreve başladı. Bayarlar Nisan 2011’de Türkiye’ye giriş yapmalarına karşın yurtdışı burslarını almaya da devam ettiler. Göreve başladıkları halde 3 ay sonra ibraz etmeleri gereken doktora diplomasını da MEB’e bildiremediler.

MEB: Kayıtlarımızda yok

Bu arada dilekçe veren akademisyenlerin avukatı Mustafa Algam tarafından Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderilen ve Volkan Bayar’ın MEB bursunu soran yazıya, 18 Mayıs 2017’de Bakanlık, Yükseköğretim ve Yurtdışı Eğitim Genel Müdürlüğü’nde görevli daire başkanı Tuba Korkmaz’ın imzasıyla verdiği yanıtta “genel müdürlüğümüz kayıtlarında Volkan Bayar adına herhangi bir kayda rastlanılmamıştır” ifadelerini kullandığı ortaya çıktı. qVolkan Bayar ve eşinin 2011 yılında dönemin MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Baloğlu tarafından Gaziosmanpaşa Üniversitesi’ne araştırma görevlisi olarak atandığı belirtilen dilekçede, “sahte beyanda bulunmak ve devleti yanıltmak suçundan dolayı iki isim hakkında da yasal işlem başlatılması” istendi. Baloğlu’nun da kendisine yönelik küfür ve tehditler nedeniyle Bayarlar hakkında dava açtığı da dilekçede aktarıldı. Bayarlar’la davası devam eden Baloğlu, 20 Ocak 2017’de Volkan Bayar Hakkı’nda BİMER’e şikâyet dilekçesi verdi. Ayrıca Baloğlu, Volkan Bayar’ın tehditleri üzerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Dilekçeye göre Bayarlar doktoradan atıldıkları için Ankara’daki üniversitelerden kabul alamadı ve ÖYP üzerinden Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’ne girdiler.

‘İftiralarıyla kariyer yaptı’

Öğretim üyelerinin verdiği söz konusu dilekçede şunlar kaydedildi: “Üniversitenin enstitü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Aypay ile ilgili husumetlerinin nedeni doktora yeterlik sınavına Volkan Bayar, bütün hocaların gelmesine rağmen gelmemiş, ikinci yeterlik sınavına gelmiş, yine çok pişkin bir şekilde ‘hazırlanmadım, kendimi iyi hissetmiyorum’ diyerek sınava girmiş, ancak yeterlikten geçememiştir. Enstitüde verilen hiçbir görevi yerine getirmemekten dolayı Aypay, hakkında soruşturma açmış ve Bayar’ın kadrosunun bulunduğu Tokat’taki Gaziosmanpaşa Üniversitesi’ne geri gönderilmesine ilişkin talebini üniversite senatosuna sunmuştur. Senato ise bir şans daha verelim diyerek kendisinin doktoraya devamına karar vermiştir. Aypay’a ve fakültedeki diğer hocalara karşı husumeti gitgide artmış, 15 Temmuz darbe girişimini fırsat bilerek fakültemizde 24 öğretim üyesi Hakkı’nda iftira dilekçeleri yazarak ilgili makamlara iletmiştir.”

Pişman değilmiş!

Katil zanlısı Volkan Bayar ile boşandığı eşi Saadet Aylin Bayar, dün Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Bayar’ın ilk sözlerinin “pişman değilim, hayatımı yaktılar” olduğu öğrenildi. Olayla ilgili üç Cumhuriyet Savcısı olayla ilgili soruşturmayı sürdürürken, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün de FETÖ iddialarına ilişkin ayrı bir soruşturma yürüttüğü belirtildi. YÖK’ün görevlendirdiği Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nin eski öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mehmet Şişman da idari soruşturma yürütmek üzere dün Eskişehir’e gitti.

Yiten 4 yaşam yıkılan aileler

‘Tek çocuğu engelli’

-Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Mikail Yalçın: Tokat’ın Turhal ilçesinde, 1985 yılında dünyaya gelen Yalçın, 2006 yılında Cumhuriyet Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Yalçın, 2006- 2011 yıllarında matematik öğretmenliği yaptı.Yüksek lisans eğitimini Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde tamamlayan Yalçın, 2011’de ESOGÜ’de araştırma görevlisi olarak göreve başladı. Yalçın, ESOGÜ’de “Eğitim Yönetimi Teftişi Planlaması ve Ekonomisi” alanında doktorasını tamamlayarak 2016’da Dr. Öğretim Üyesi oldu. 2 Ocak 2018’de ESOGÜ Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcılığına atanan Yalçın, evli ve 1 çocuk babasıydı. Yalçın, 2014’te Facebook hesabından yaptığı paylaşımda “Kızımız, symbrachydactyly adlı doğumsal bir el anomalisi ile dünyaya gelmiştir. 40.000 canlı doğumda bir görülen bu anomaliden etkilenmiş olan insanlarla tanışmak ve deneyimlerimizi paylaşmak için grup kurdum. El anomalisi olanları grubumuza yönlendirebilirseniz çok seviniriz” yazmıştı.

‘2 çocuğu var ’

-Eğitim Fakültesi Sekreteri Mehmet Fatih Özmutlu: Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde, 1970 yılında dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi’nde 2006 yılında lisans eğitimini tamamlayan Özmutlu, 1993 yılında Seyitgazi Belediyesi’nde memuriyet hayatına başladı, 1994 yılında ESOGÜ’ye atandı. Üniversitenin çeşitli birimlerinde memur, teknisyen ve şef olarak görev yapan Özmutlu, 2011 yılında ESOGÜ Turizm Fakültesi Sekreterliğine, 2012 yılında ise Eğitim Fakültesi Sekreterliğine atandı. Özmutlu, evli ve 2 çocuk babasıydı.

‘Daha 33 yaşındaydı’

-Dr. Öğretim Üyesi Serdar Çağlak: Kayseri’nin Han ilçesinde, 1985 yılında dünyaya gelen Çağlak, 2007 yılında Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisansını Florida State Üniversitesinde fen eğitimi alanında 2010 yılında tamamlayan Dr. Öğretim Üyesi Serdar Çağlak, aynı üniversitede 2015 yılında “Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme” alanında doktorasını yaptı. ESOGÜ Eğitim Fakültesi’nde 2016 yılında Araştırma Görevlisi olarak göreve başlayan Çağlak, 2017 yılında Dr. Öğretim Üyesi unvanı kazandı

‘Emek dolu bir ömür’

Araştırma görevlisi Yasir Armağan: Tokat’ta, 1983 yılında dünyaya gelen Armağan, 2005 yılında 19 Mayıs Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. 2005- 2013 yıllarında matematik öğretmenliği yapan Armağan, yüksek lisans eğitimini Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde tamamladı. Armağan, 2012 yılında ESOGÜ’de Eğitim Yönetimi Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi Anabilim Dalında doktora eğitimine başladı. Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde 2013 yılında Araştırma Görevlisi olarak göreve başlayan Armağan, aynı yıl ESOGÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde görevlendirilerek, akademik çalışmalarına devam etti. Armağan, evli ve 2 çocuk babasıydı.