Cansel Kirman

Engelli bireyler toplu taşıma araçlarını özellikle İstanbul gibi büyük bir kentte oldukça zor kullanıyorlar. Sabah saatlerinde okula-işe giderken bile insanların önemli taktikler sayesinde yer bulabildikleri metrobüslere veya otobüslere engelli bireylerin rahatça binebildiğinin hayalini bile kuramıyorum.

Belki 20 yıl sonra bunu başarabiliriz

Durum böyleyken kaliteli hizmet veren Amerikan firmalarından UBER’in Türkiye piyasasına girmiş ve ulaşım piyasasını fetih etmiş olmasına da hiç şaşırmıyorum.

Engelli çocuğa sahip olan aileler çocuklarının engelli arabalarını seçerken taksi bagajına sığacak mı ? sorusunu yöneltirken, günlerdir haklarını savunan sarı taksi şöförleri çoğu zaman bu aileleri taksilerine kabul etmiyorlar.

Nerden mi biliyorum?

Çünkü bunu ben de yaşıyorum.

Her taksiye bindiğimizde ‘abi kusura bakmayın kardeşim yürüyemiyor bu nedenle önce onu koltuğa oturtmam ardından arabayı katlayıp bagaja koymam gerek’ açıklamasını her seferinde yapıyorum.

Eğer bide yakın mesefa gidiyorsak yol boyunca şoför bey’in bakışları değişene kadar derdimi anlatmaya çalışıyorum.

Peki neden?

Neden bu mahçubiyeti o gariban

Bu sorunun cevabını bulamıyorum.

Topluma kazandırmak için yıllarca çaba harcadığımız engelli bireylerimize taksiye binme özürgürlüğü bile tanımıyor onları soyutluyorsunuz. Birde bedava hizmetten bahsetmiyorum parasıyla kabul etmiyor sonra da sizden daha iyi hizmet eden bir grup çıkınca saldırıyoruz.

Engelli çocuğunu sırtında taşıyarak otobüse bile binen annelere bu mahcubiyeti yaşattığınız için üzgünüm bende oyumu UBER ‘den yana kullanacağım.

İyi ki varsın UBER!